TEFSİR KURAN-I KERİM TEFSİRİ
Ekim 7, 2008
Tefsir (Prof. Dr. Orhan Karmış) EFENDİDEN
KURANI KERİM TEFSİRİ DİNLEYİNİZ. tıklayınız Tefsir (Prof. Dr. Orhan Karmış)
ALLAHÜ TEALA RAZI OLSUN RAHMET EYLESİN.
Mâliye memuru Müçtebâ bey ile Rukiye hanımın 4 çocuğundan üçüncüsü
olarak 13 aralık 1937’de Bursa’nın Mollaarap semtinde dünyaya gelen Orhan
Karmış, ilk ve ortaokulu Bursa’da okur. 1952 yılında babasını kaybedip, annesi
ve 3 kız kardeşi ile oldukça zor şartlar altında tahsiline devam ederken 13
yaşında Kur’ân-ı Kerîm’i ezberleyerek hâfız olur. Konya İmam-Hatip Lisesi’ni
bitirdikten sonra Ankara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi’nde okuyabilmek için
Bursa Erkek Lisesi’nden de diploma alır. 1966 yılında fakülteden mezun olur
ve 1967 ile 1969 yılları arasında 2 yıl süre ile Bağdat Üniversitesi’nde
Kur’ân-ı Kerîm İlimleri konusunda ihtisasını tamamlar. Tahsil gördüğü
tüm okulları birincilikle bitiren Prof. Dr. Orhan Karmış hocanın 1960 yılı
ocak ayında Diyanet İşleri Başkanlığı teşkilâtında başladığı memuriyet
hayatı, 1971 yılından itibaren üniversite mensubu olarak devam eder.
1962 yılında Aynur hanımla evlenen Orhan Karmış’ın, 1963 yılında
Mücahit, 1965 yılında da Mustafa adlı iki oğlu dünyaya gelir. 1975
yılında Ankara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi Tefsîr Kürsüsü’nde
“Tefsîr İlminde Te’vîlin Yeri ve Önemi” tezi ile “İlâhiyat Doktoru”,
1981 yılında “İmâm-ı Mâverdî ve Tefsîrdeki Metodu” adlı çalışmasıyla
doçent unvanını alan Karmış hoca, 1983 yılında Selçuk Üniversitesi
İlâhiyat Fakültesi’ne intikaliyle uzun süre Dekan Yardımcılığı ve Tefsîr
Anabilim Dalı Bölüm Başkanlığı ile birlikte Sosyal Bilimler Enstitüsü
Müdürlüğü görevlerini de deruhte eder. 1987 yılı haziranında
Almanya’daki Türk çocuklarının eğitim ve öğretim programlarının
hazırlanması gayesi ile yürütülen çalışmalarda Millî Eğitim
Bakanlığı’nı temsîlen danışman olarak görev alır. Bu görev 1988 yılı
ekim ayında önce profesörlüğe terfî ederek, Selçuk Üniversitesi
İlâhiyat Fakültesi Dekanlığı görevine tayin edilinceye kadar devam
eder. Beş yıl süren fakültede dekanlık görevi devam ederken tam
33 yıl sürdürdüğü memuriyet hayatından üniversite öğretim üyesi
olarak 1993 yılı nisan ayında emekli olur. Ailesi, mesâi arkadaşları,
talebeleri ve çevresi tarafından; ilim-irfan sahibi, nezâket timsâli,
kibirsiz tevâzûun sınırlarını net ölçülerle çizebilmiş, hayatını ilme
adamış tarifleri ile hâtıralardan silinmeyen Karmış hoca, gençlere;
“Muhayyilesi zayıf olan insanın muhtevâsı da boştur. Böyle insanlardan
mümkün olduğu kadar uzak durmak gerekir…” sözünü düstur
edinmelerini sıkça hatırlatır… Çocukları çok seven, beşerî ilişkiler
ve eğitim-öğretim ustası Karmış hoca, doyamadığı torunları Beyzâ ve
Yunus Orhan ile adetâ arkadaştır, herkes gibi onların da çok büyük
saygı ve sevgisini kazanır. ./.. Prof. Dr. Orhan Karmış, üniversiteden
emekli olduğu 1993 yılından 2001 yılına kadar 8 yıl müddetle TGRT
Televizyonu’nda; çeşitli programlarda sunuculuk yapar. Arapça,
Fransızca, Farsça, İngilizce ve Almanca ilmî neşriyatı takip edebilecek
ölçüde yabancı dil bilgisine sahip olan Orhan Karmış hocanın dünya
televizyonlarında bir ilki gerçekleştirerek sunduğu Kur’ân-ı Kerîm’i
Tefsîri, tam bin iki yüz bölüm yayınlanır. Böbrek yetmezliği sebebiyle
5 yıl boyunca haftada 3 gün hemodiyalize girer ancak bu zor şartlarda
dahî hizmetlerini hiç aksatmaz. Dünyanın bir çok ülkesine ilmî araştırmalar
için gider, konferanslar verir, makaleleri, yazıları yayınlanır. Türkiye
Gazetesi’nde Cuma’dan Cuma’ya adlı köşesindeki ilmî yazılarıyla da
uzunca bir müddet okurlarına ulaşma imkânı bulur. 63 yıllık ömrünü
ilme adayan ve röportajlarında; “Şimdiki aklınız olsa ne yapardınız?”
sorusuna; “Dînî ilimlerde, alabildiğince zengin, bir umman, bir derya
olan Tefsîr konusuna bütün gücümle dalmayı isterdim… Başka bir
meslek seçmeyi hiç düşünmedim ve düşünmezdim de… Yine aynı
mesleğimi ister, daha çok ilim öğrenmeye gayret ederdim!” cevabını
veren Prof. Dr. Orhan Karmış hoca, 3 ekim 2001 tarihinde İstanbul’da
vefat eder. Hakk’ın rahmetine kavuşmasından üç ay sonra vefat eden
eşi Aynur hanım ile birlikte İstanbul Eyüp Sultan Mezarlığı’nda yatmaktadır.
“Kader, beyaz kâğıda sütle yazılmış yazı, Elindeyse beyazdan gel de sıyır
beyazı”… N.F.K. http://www.tgrthaber.com.tr/BenimHayatim/Person.asp?KID=51
|
|
Entry Filed under: HAYATA SIMSIKI SARIL ÇÜNKİ ÖĞRENMEN GEREKEN ÇOK , KORKU, KURANI KERİM, KURANI KERİM DİNLİYORUM, KURANI KERİM ÖĞRENİYORUM, LİNKLER, MENKIBELER, MERAKLISINA UZMAN, MÜBAREK G.VE G., MÜBAREK GÜN VE GECELER, NAMAZ, NASİHAT, ON BİR AYIN SULTANI, ONBİRAYIN SULTANI, RAMAZAN, SALİHLER, SEN, TEVBE, TÖVBE, UZMAN, YAŞAM, YOLCULUK, son din, sondin, tanıtım, İBADET, İBADET AYI, İMSAKİYE, İNSAN, İSLAM DİNİ, ŞÜKÜR. Etiketler: KIYMETLİ TEFSİR, KURANI KERİM TEFSİRİ, TEFSİR.



Subscribe to the comments via RSS Feed